İslâm hasletleri ile yaşıyorlar

05 Şubat 2010

-

Güney yarım kürede yer alan Avustralya Kıt'ası, Hint ve Büyük Okyanus arasında uzanır.

Komşuları Endonezya, Doğu Timor, Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Vanuatu, Yeni Kaledonya ve Yeni Zelanda’dır. Başşehri Canberra, en büyük şehri Sidney’dir.

Avustralya toprak bakımından Rusya, Kanada, Çin, A.B.D. ve Brezilya’dan sonra 6. en büyük ülke. 7.617.930 km² toprak parçası ile dünyanın en büyük adası. Aynı zamanda en küçük kıt'ası. Ayrıca tek ülkeden oluşan, tek kıt'a.

Resmî adı Avustralya Uluslar Topluluğu (Commonwealth of Avustralya) olan ülke Yeni Güney Galler, Victoria, Queensland, Batı Avustralya, Güney Avustralya ve Tasmanya eyaletlerinden meydana gelen altı üyeli federal bir devlet.

Ayrıca federal bir bölge olan Canberra ile federal hükümetin yönettiği Kuzey Toprakları da (Northern Territory) diğer iki özerk bölgesini oluşturur.

İngiliz Uluslar Topluluğu’na dahil olup çift meclisli bir parlamentoya sahiptir. Devlet başkanlığı makamında İngiltere kralını temsil eden bir genel vali bulunur.5

«««

Buğday, mısır, şekerkamışı ve pamuk ekimi dünya istihsali bakımından önemli bir yer tutar.

Yüksek olmayan yayla ve verimli ovalara sahip olduğundan hayvancılık gelişmiştir. Et, süt, sebze ve meyve boldur. Kendilerini, İngiltere başta olmak üzere diğer ülkeleri de besliyorlar. Burada, Türkiye’de olmayan garip sebzeler, hoş meyveler ve kuru yemişlere de bol bol rastlanır. Tıpkı, Türkiye’de olup, burada olmayanlar gibi. Her mevsim sebze-meyvesi boldur.

Tabiî kaynakları boksit, kömür, demir yatakları, bakır, kalay, gümüş, uranyum, nikel, tungsten, mineraller, kurşun, çinko, elmas, doğal gaz ve petrol; gelişmelerinin önemli unsurlarından.

Kurşun, altın ve gümüş madenleri bol miktarda varsa da bunların işletilmesi o kadar geniş değil.

 

AVUSTRALYA'NIN

ETNİK YAPISI

Arkadaşımız sordu: “Sen hangi etnik gruptansın?”

“Benim soyum peygambere dayanıyor!”

“Atma, hangi peygambere dayanıyormuş peki?”

“Hz. Adem’e (as).”

«««

Avustralya’da binbir çeşit millet yaşıyor. İngiliz, Türk, Çinli, Hintli, Pakistanlı, Yunan, İtalyan, Lübnanlı, Arap, Endonezyalı, Malezyalı, Japon… Kimi ararsan bulunur…

Aborjinler ülkesi Avustralya’da nüfus yoğunluğu 2/km² civarında. Resmî tesbitlere göre nüfusu ve dağılımı şöyle: Avrupalıların gelişinden önce yerli Aborjinler vardı. 500 kadar kabileden meydana geldikleri ve sayılarının en fazla 300 bine ulaştığı tahmin edilen bu yarı göçebe insanların mevcudunun bugün 100 bin civarında olduğu söyleniyor.

Kocaman bir kıt'a olan Avustralya’nın nüfusu 20 milyon civarında. Bunun için belli ülkelerden, çok süzgeçlerden geçirdikten sonra seçip göçmen kabul ediyorlar.

«««

Üniversitede profesör öğrencilere bir bir soruyor: “Nerelisiniz?”

Cevap: “Türkiyeli, Çinli, Hintli, Pakistanlı, Yunan, İtalyan, Lübnanlı, Arap, Endonezyalı, Malezyalı, Japon…”

“Yeter, Allah kahretsin, hiç mi Ozi (Avustralyalı) yok içinizde!”

«««

Nüfusun yüzde 85.7’si şehirlerde. Bunların yarıdan fazlası eyalet başşehirlerinde oturuyor.

«««

İlk göçmenlerin önemli bir bölümü, altın bulup zengin olma hayaliyle gelenlerden oluştu. Ne var ki, sadece küçük bir kısmının hayalleri gerçekleşti.

Ancak, adaya gelenler genellikle okuma-yazma bilen iyi yetişmiş, idealist ve girişimci karakterlilerdi. Böylece ekonominin gelişmesine olumlu katkıları olmuş ve Avustralya'yı kısa süre içinde İngiltere İmparatorluğu’nun en zengin ve önemli kolonilerinden biri haline getirmişler.

 

TEMİZ, BAKIMLI VE "YASAKSIZ!"

Avustralya’da iklim, kısmen Ege, kısmen Karadeniz kıyılarımızı andırıyor. Yumuşak ve çabuk değişken. Kâh güneşli, kâh bulutlu, kâh yağmurlu, kâh rüzgârlı. Ancak, kışın bile kar ve don olmaz. İlâve etmeliyim hemen:

Türkiye’de kışta idik, üşüyorduk; Avustralya'da bizi yaz karşıladı; ısındık. İki gün yandık; üçüncü gün, donduk, dersek mübalâğa olur; üşüdük! Aralık sonunda, burada Temmuz sıcağı var.

«««

İslâm hasletleri, Müslümanlarda revaç ve müşteri bulmadığı için Avustralya pazarına gelmiş. Yöneticiler de, halk da tabiat güzelliklerini, çevresini koruyor. Nükleer enerji kullanımına şiddetli muhalifler. Herkes, iyi bir çevreci.

Hava tertemiz. Yüzölçümü büyük, nüfus az; şehirler geniş sahalara yaydırılmış. Evler bahçeli. Makbul olmayan çok katlı apartman daireleri bu yüzden oldukça ucuza kiraya veriliyor.

Sokaklar geniş, ferah, heryer sanki fıtrî yeşil halılarla tefriş edilmiş. Her taraf süs bitkileri ve tepeden tırnağa çiçekli ağaçlarla bezenmiş.

Sahiller bizdeki gibi yağmalanıp betonlaşmamış! Sahiller, parklar, piknik yerleri, spor sahaları, yürüme ve koşu alanları, yolları bakımlı ve halka açık. Yaşlı, genç, kız, kızan, kadın, erkek sağlığına çok düşkün; sabah akşam düzenli bir şekilde spor yapıyorlar.

Meselâ, burada “Askerî mıntıka, girmek yasaktır!” gibi levhalar veya tel örgülerine asla rastlayamazsınız! Askerî araç da, asker de pek görünmez.

Avustralya’nın problemlerinin en büyüğü içme suyunun kifayetsizliği ve ozon tabakasındaki deliğin gittikçe büyümesi. Acaba, bu problem yalnızca onların mı? Delik büyüdükçe, atmosferin, dolayısıyla dünyanın dengesi bozulmayacak mı?

Sema, elini uzatınca değecek gibi. Ekvator çizgisinde olduğundan güneş çok yakın ve yakıcı. Aralık sonundaki kışından ayrılıp bir gün sonra oranın yazına denk geldik. İki gün geçmeden yüzümüz yandı ve yaralar açıldı.

Bereket versin, yüze püskürtülen sıvı bir ilâç sayesinde dört beş günde yanıklardan kurtulduk!

 

Dipnot:

 

5- Avustralya’da İklim ve Bitki Örtüsü, Nüfus ve Etnik Durumu, Dil, Din ve Ülkede İslâmiyet - Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 1991, IV, 167-172, “Avustralya” maddesi)

 

YARIN: AVUSTRALYA’DA HAK VE HÜRRİYETLER

 

05.02.2010