Tesettür açılımı

14 Eylül 2009

R.A.

Kürt açılımı, demokratik açılım... Açılım açılım derken hiç açılamadığımızın farkında mıyız acaba? Bir ileri iki geri oynuyoruz. Açılım için gelin şöyle bir açılalım dünyaya.

Ramazan ayının ilk günü Melbourne'daki baskonsolosumuzun La Mirage’da verdiği iftar yemeğine katıldık Avustralya Nur Vakfı olarak. Yemekte Victoria Emniyet Amiri Maha Sukkar ile tanıştık. Karşımızda üniformalı ve başörtülü bir emniyet amiri vardı. Bir tarafta İslâm memleketinde başörtülü olduğu için okuma ve çalışma hakları ellerinden alınmış üç mağdur ve bir tarafta gayri müslim bir ülkede başörtüsüyle çalışan bir emniyet amiri. Aynı fotoğraf karesinde buluştuk. Türkiye’de üniversite sınavına bile başörtülü giremezken, Maha Sukkar Avustralya’da örtüsüyle gelmiş bu makama. Ve insanların kendisine çok saygı duyduğundan ve başörtüsünün işinde hiçbir problem olmadığından söz ediyor. Sukkar, hikâyemizi dinleyince şöyle şefkatle sarıldı bizlere. Bakışlarındaki o buruk ifadeyi tebessümüyle kapatmaya çalışsa da memleketimizin büyük ayıbından haberdar olduğu belliydi.

Açılım açılım diyenler duyun, görün de açılın artık. Büyük Okyanusa doğru açılın şöyle. Avustralya’daki demokrasiyle tanışın. Amerika’ya açılın, engin hoşgörüyle tanışın. Barack Obama’nın okul puanıyla eyalet rekoru kıran başörtülü öğrenciyi taltif eden ifadelerini işitin de, bu ayıba bir dur deyin artık. İngiltere’de bir üniversitenin koridorlarında gezin açılım için.

İngiltere’de hiçbir üniversitede kılık-kıyafet yasağı yok. Dinî inançlarından dolayı örtünen kız öğrencilerin ellerini kollarını sallaya sallaya başları dik üniversite kampüsüne, dersliklere, laboratuvarlara, kütüphanelere, spor salonlarına özgürce girebildiklerini göreceksiniz.

Rusya’da, Avustralya’da başörtülü öğretmenlerin sınıfına girip ders dinleyin başörtülü öğrencilerle birlikte. Belçika parlamentosunu ziyaret edin, başörtülü milletvekili Mahinur Özdemir’le tanışın da Merve Kavakçı’nın vatandaşlıktan çıkarılmaya kadar giden hazin öyküsünü hatırlayın.

Bu saydıklarımız demokrat geçinen müstebitlerimize dünyadan demokrasi dersleri.

Ayıplardan açılıma geçemedik bir türlü. Kürt ayıbı, ekonomi ayıbı, demokrasi ayıbı, tesettür ayıbı, v.b. İnsan hakları karnemiz ayıplarla dolu. Açılım için önce ayıbımızı görüp özür beyan etmemiz lâzım. Umarız, Avustralya’nın geçmişte Aborjinlere yaptıkları için özür dilediği gibi, bu sistem de bir gün haklarını ihlâl ettiklerinden özür diler. İşte o zaman açılımdan bahsedebiliriz.

14.09.2009